LinkWithin

6 Haziran 2015 Cumartesi

9. Sınıf Türk Edebiyatı konuları

9. Sınıf Türk Edebiyatı Dersi Müfredat Konuları, Edebiyat Dersi Konu Anlatımları,9. sınıf edebiyat konuları,9 sınıf Türk edebiyatı konuları,9. sınıf Türk edebiyatı konu anlatımı,9. sınıf Türk edebiyatı dersi müfredatı

1. ÜNİTE: GÜZEL SANATLAR VE EDEBİYAT  


1. Güzel Sanatlar İçinde Edebiyatın Yeri
2. Edebiyatın Bilimlerle İlişkisi
3. Dilin İnsan ve Toplum Hayatındaki Yeri ve Önemi
4. Metin
5. Edebî Metin
6. Edebiyat ve Gerçeklik

2. ÜNİTE: COŞKU VE HEYECANI DİLE GETİREN METİNLER (ŞİİR)

1. Şiir İnceleme Yöntemi 

a. Şiir ve Zihniyet 
b. Şiirde Ahenk 
c. Şiir Dili 
    Edebî Sanatlar
          Teşbih (Benzetme)
          İstiare (Eğretileme)
          Ad Aktarması (mecaz-ı mürsel)
          Tariz (iğneleme)
          Kinaye (ima)
          Teşhis (Kişileştirme)
          İntak (Konuşturma)
          Tevriye
          Tenasüp
          Tezat (Zıtlık)
          Hüsn ü Talil (Güzel sebebe bağlama)
          Mübalağa (abartma)
          Tecahül ü Arif (Bilip bilmezlikten gelme)
          Telmih (Hatırlatma)
          İstifham (Soru sorma)
ç. Şiirde Yapı 
    Şiir birimleri
          Dize
          Beyit
          Dörtlük
          Bent
d. Şiirde Tema 
e. Şiirde Gerçeklik ve Anlam 
f. Şiir ve Gelenek 
g. Yorum 
ğ. Metin ve Şair

2. Şiir Okuma 

3. Manzume ve Şiir 
    Lirik Şiir
    Pastoral Şiir
    Didaktik Şiir
    Epik Şiir
    Satirik Şiir
    Dramatik Şiir

3. ÜNİTE: OLAY ÇEVRESİNDE OLUŞAN EDEBÎ METİNLER
 

1. Olay Çevresinde Oluşan Edebî Metinlerin Sınıflandırılması

2. Anlatmaya Bağlı Edebî Metinleri İnceleme Yöntemi
a. Metin ve Zihniyet 
b. Yapı (Olay Örgüsü, Kişiler, Mekân, Zaman) 
c. Tema
ç. Dil ve Anlatım 
d. Metin ve Gelenek
e. Anlama ve Yorumlama
f. Metin ve Yazar

3. Anlatma Esasına Bağlı Metinleri Okuma

Anlatmaya Bağlı Edebî Metin Örneklerini İnceleme (Masal, Destan, Hikâye, Fabl, Roman). 
4. Göstermeye Bağlı Edebî Metinler (Karagöz, Orta Oyunu ve Seyirlik Oyunları, Modern Tiyatro)
Göstermeye Bağlı Edebî Metinleri Tanıma (Tiyatro)

4. ÜNİTE: ÖĞRETİCİ METİNLER


1. Öğretici Metinleri İnceleme Yöntemi 

a. Metin ve Zihniyet 
b. Öğretici Metinlerde Yapı (Plan) 
c. Ana Düşünce 
ç. Dil ve Anlatım 
d. Metin ve Gelenek 
e. Anlam 
f. Metin ve Yazar 
g. Yorum

2. Öğretici Metinleri Okuma

a. Tarihî Metinler 

b. Felsefi Metinler 
c. Bilimsel Metinler 
ç. Gazete Çevresinde Gelişen Metin Türleri : Makale, Deneme, Sohbet, Fıkra, Eleştiri, Röportaj 
d. Kişisel Hayatı Konu Alan Metin Türleri: Hatıra, Gezi, Biyografi, Mektup, Günlük

5 Haziran 2015 Cuma

12. SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KONULARI

12. SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KONULARI,12. SINIF EDEBİYAT KONULARI,LİSE SON SINIF EDEBİYAT KONULARI,EDEBİYAT KONULARI 12. SINIF,12. sınıf Türk Edebiyatı müfredatı,lise son edebiyat müfredatı,lise son edebiyat konuları
12. SINIF TÜRK EDEBİYATI KONULARI

1. ÜNİTE - CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATININ OLUŞUMU
                   I. Dünya Savaşı ve Sonrası Kronolojik Tarihi


12. SINIF EDEBİYAT KONULARI
2. ÜNİTE - CUMHURİYET DÖNEMİ'NDE ÖĞRETİCİ METİNLER
                   Deneme
                   Makale
                   Gezi Yazısı
                   Anı (Hatıra)
                   Fıkra
                   Türk Edebiyatında Önemli Dergiler

3. ÜNİTE - CUMHURİYET DÖNEMİ'NDE COŞKU VE HEYECANI DİLE GETİREN METİNLER (ŞİİR)
                 Öz Şiir Anlayışını Sürdüren Şiir (1920-1940)
                 Serbest Nazım ve Toplumcu Şiir (1920-1940)
                 Milli Edebiyat Zevk ve Anlayışını Sürdüren Şiir (1920-1950
                 Garip Hareketi (I. Yeni) (1940-1950)
                 Toplumcu Şiir Zevk ve Anlayışını Ön Plana Çıkaranlar (1940-1960)
                 Garip Dışında Yeniliği Sürdüren Şiir (1940-1960)
                 İkinci Yeni Şiiri (1950-1965)
                 İkinci Yeni Sonrası Toplumcu Şiiri (1960-1980)
                 1980 Sonrası Şiir
                 Cumhuriyet Dönemi'nde Halk Şiiri
                 Türk Edebiyatında Şairler ve Şiirleri

4. ÜNİTE - CUMHURİYET DÖNEMİ'NDE OLAY ÇEVRESİNDE OLUŞAN EDEBİ METİNLER
                  1. Anlatmaya Bağlı Edebi Metinler (Hikaye-Roman)
                        Milli Edebiyat Zevk ve Anlayışını Sürdüren Eserler
                        Toplumcu Gerçekçi Eserler
                        Bireyin İç Dünyasını Esas Alan Eserler
                        Modernizmi Esas Alan Eserler
                  2. Göstermeye Bağlı Edebi Metinler (Tiyatro)
                  3. Cumhuriyet Dönemi Edebiyatının Genel Özellikleri

Palavra Sıkmak

palavra sıkmak deyimi anlamı, palavra sıkmak ne demek, palavra sıkmak anlamı, palavra sıkmak deyimi hikayesi, deyim hikayeleri 

Palavra Sıkmak

Eskiden donanmaların en güçlü gemilerinden olan kalyonlarda güvertenin alt katına "palavra" adı verilirdi. Palavra aynı zamanda bu kalyınlarda kullanılan bir çeşit topun da adıdır. Kalyonların genellikle orta katında bulunan hantal toplar hava şartları veya kalyonun konumuna göre kullanılamayacak durumda polursa devreye "palavra toplar" girerdi. Çok yüksek bir gürültü ile patlayan bu toplar kısa menzilliydi ve tahrip gücü de zayıftı. Bu toplar genellikle savaş dışı durumlarda mesela bir törende veya kutlamalarda ateşlenirdi. Gürültüsünün yüksek olması ve hedefe etkisinin zayıf olması sebebiyle "palavra sıkmak" deyimi zaman içerisinde halk diline yerleşmiş ve halk arasında kullanılır olmuştur. 

"Palavra sıkmak" deyiminin Türk Dil Kurumu'nun deyimler sözlüğündeki anlamları da şudur:  1- abartarak konuşmak, büyük başarılardan söz etmek   2- uydurma, asılsız bir söz veya haberi gerçekmiş gibi ortaya atmak.

4 Haziran 2015 Perşembe

Söylev (Nutuk, Hitabet) Nedir? Videolu Anlatım

Söylev (Nutuk, Hitabet) Nedir? Videolu Anlatım

3 Haziran 2015 Çarşamba

Sakın Terk-i Edepten (naat) Şiiri ve Hikayesi

Sakın Terk-i Edepten (naat) Şiiri ve Hikayesi, nabinin sakın terki edepten şiiri, nabinin şiirleri, nabinin sakın terki edepten şiirinin ibretli hikayesi, nabinin sakın terki edepten şiirinin hikayesi, nabinin sakın terki edepten hikayesi
Sakın Terk-i Edepten (naat) Şiiri ve Hikayesi

Osmanlı Devleti'nin ünlü arif ve şâirlerinden Yusuf Nâbî (rah.), 1678 senesinde bir kafile ile hacc yolculuğuna çıkmıştı. Kafilede Osmanlı Devleti'nin ileri gelen paşaları da vardı. Kafile, Hicaz bölgesine girince Hz. Peygamber'i ziyaret aşkı Nâbî'yi iyice sardı. Öyle ki vücudu bir hoş oldu, uykusu kaçtı, hiç uyuyamadı. Bir gece yarısı kafile Peygamber şehri Medine-i Münevvere'ye yaklaştı. Kafilede bulunan Eyüplu Râmi Mehmed Paşa o esnada kıble tarafına doğru ayaklarını uzatmış uyuyordu. Rasul-i Kibriya'nın beldesine girerken gördüğü bu manzara Nâbî'ye hiç de hoş gelmedi. Paşayı uyandıracak bir şekilde şu meşhur beyitleri söylemeye başladı:

 Sakın terk-i edepten, kûy-i mahbûb-ı Hüdâdır bu!
 Nazargah-i ilahîdir, Makam-ı Mustafadır bu.
 Mürâât-ı edep şartıyla gir Nabî bu dergaha,
 Metâf-ı kudsiyadır, bûsegâh-ı enbiyadır bu.

(Günümüz Türkçesi: Edebi terketmekten sakın! Zira burası Allahu Teala'nın Habibinin beldesidir. Burası, Hak Teala'nın devamlı nazar kıldığı bir yerdir; Muhammed Mustafa'nın makamıdır. Ey Nâbî, bu dergaha edebin şartlarına dikkat ederek gir. Sakın edebi basite alma. Burası, büyük meleklerin etrafında pervane gibi döndüğü, peygamberlerin eğilip eşiğini öptüğü bir yerdir.)


Bu beyitleri işiten paşa, gözünü açtı, hemen kendine geldi, ikazın sebebini anladı, ayaklarını topladı, doğruldu. Nâbî'ye dönerek:

- Ne zaman yazdın bunları? Senden başka duyan oldu mu onları? diye sordu. Yusuf Nâbî:

- Bunları daha önce herhangi bir yerde söylemiş değilim. Şimdi, sizi bu halde görünce elimde olmadan yüksek sese söylemeye başladım. İkimizden başka bilen yok! dedi. Paşa:

- Öyleyse bu aramızda kalsın, diye ikaz etti. Nâbî sustu, yola devam ettiler.


Sakın Terk-i Edepten Şiiri ve Hikayesi
Sakın Terk-i Edepten (naat) Şiiri ve Hikayesi
Kafile, sabah ezanına yakın Hz. Rasulullah'ın mescidine yaklaştı. Bir de baktılar ki, mescidin minârelerinden müezzinler, ezandan önce, Nâbî'nin: "Sakın terk-i edepden..." beytiyle başlayan nâtını okuyorlar. Nâbî ve paşa hayret ettiler. Mescide girdiler, namazı kıldıktan sonra, hemen müezzinin yanına koştular. Nâbî, heyacanla:

- Allah adına, peygamber aşkına söyle, sen ezandan önce okuduğun o beyitleri kimden, nereden ve nasıl öğrendin? diye sordu. Müezzin önce cevap vermek istemedi, Nâbî ısrar ve rica etti. Bunun üzerine müezzin:

- Resûl-i Kibriya (s.a.v.) Efendimiz, bu gece bütün müezzinlerin rüyasını şereflendirerek: "Ümmetimden Nâbî isimli birisi beni ziyarete geliyor. Bana olan aşkı her şeyin üzerindedir. Kalkın, ezandan önce, onun benim için yazdığı beyitleri okuyarak kendisini karşılayın, mescidime girişini kutlayın!" buyurdu. Biz de Efendimizin emirlerini yerine getirdik, dedi. Nâbî, hepten şaşırdı ve heyecanlandı, dayanamayıp ağladı. Göz yaşları içinde müezzine tekrar:

- O iki cihanın Efendisi, gerçekten Nâbî mi dedi, o benim ümmetimdendir mi buyurdu? diye sordu. Müezzin:

- Evet, Nâbî dedi, o benim ümmetimdendir buyurdu, deyince, Nâbî bu iltifata daha fazla dayanamadı, sevincinden düşüp bayıldı. Bir zaman sonra ayıldığında paşayı ve müezzini yanında ağlarken buldu.


İşte o muhteşem şiir:

Sakın Terki Edepten

Sakın terk-i edebten kuy-ı Mahbub-i Huda'dır bu
 Nazargah-i ilahidir, Makam-ı Mustafadır bu

Felekde mah-i nev, Babüsselem'ın sine çakıdır
 Bunun kandili Cevza, matla-i ziyadır

Habib-i Kibriya'nın habgahıdır fazilette
 Teveffuk-i kerde-i Arş-ı Cenab-ı Kibriyadır bu.

Bu hakin pertevinden oldu deycur-i adem zail
 Amadan açdı mevcudat düş çeşmin tutiyadır bu.

Muraat-ı edep şartıyla gir Nabi bu dergaha
 Metaf-ı Kudsiyandır cilvegah-ı enbiyadır bu


1 Haziran 2015 Pazartesi

Türk Edebiyatında Hamse Sahibi Şairler ve Eserleri

Hamse Sahibi Şairler ve Eserleri


(I) Ali Şir Nevai
1) Hayretül Ebrâr
2) Ferhad u Şirin
3) Leyli vü Mecnun
4) Seba-i Seyyâr
5) Sedd-i İskender 


Not: Türk edebiyatında ilk hamse sahibi şair Çağatay sahasında Ali Şir Nevaidir.

Türk Edebiyatında Hamse Sahibi Şairler
Türk Edebiyatında Hamse Sahibi Şairler ve Eserleri
(II) Hamdullah Hamdi
1) Yusuf u Züleyha
2) Leyla ile Mecnun
3) Mevlid
4) Tuhfetül Uşşak
5) Kıyafetname

Not: Anadolu sahasında ilk hamse sahibi Hamdullah Hamdidir.

(III) Behişti Ahmet Sinan Çelebi
1) Vamık u Azra
2) Yusuf u Züleyha
3) Hüsnü Nigar
4) Süheylü Nevbahar
5) Leyla vü Mecnun


(IV) Genceli Nizami
1) Mahzenül Esrar
2) Hüsrev ü Şirin
3) Leyla ile Mecnun
4) Skendername
5) Heft Peyker

Not: İslam edebiyatının ilk hamse yazarıdır. İslam edebiyatın ilk hamseyi oluşturan Genceli Nizami'dir.

(V) Lami Çelebi
1) Vamık u Azra
2) Vis u Ramin
3) Ferhadname
4) Şem Pervane
5) Gûyu Çevgan
6) Heft Peyker
7) Absalu Salaman
8) Makteli Hüseyin
9) Şehrengiz-i Bursa
10) Hıredname(hayretname
11) Cabirname
12) Mevlid
13) Kıssai Ethem u Hüma

Not: Lami Çelebinin 2 hamsesi vardır. Bazı eserleri de kayıptır. Bazı kaynaklarda da 46 eseri var diye geçiyor. 

(VI) Ahmet Rıdvan
1) Leyla u Mecnun
2) Hüsrev u Şirin
3) İskendername
4) Heft Peyker
5) Mahzenül Esrar
6) Rıdvaniye


(VII) Fuzuli
1) Leyla ile Mecnun
2) Sakiname
3) Bengü Bade
4) Sıhhatü Maraz
5) Şah u Geda
6) Sohbetül Esmar (Bu eserin Fuzuliye ait olup olmadığı tartışılıyor)


(VIII) Kara Fazlı
1) Gül u Bülbül
2) Hüma vü Hümayunname
3) Leyla u Mecnun
4) Nihalistan
5) Leccetül Esrar


(IX) Hamizade Celili
1) Hüsrev u Şirin
2) Leyla u Mecnun
3) Güli Sad-berg-i Bîhar
4) Hecr-name
5) Mehek-name


(X) Fikri Derviş Çelebi
1) Hurşid u Mah
2) Mihr u Müşteri
3) Ebkâr-ı Efkâr
4) Behram u Zühre
5) Şükufe-zar


(XI) Kalkandelenli Mu'di
1) Gül u Nevruz
2) Şem u Pervane
3) Vâmık u Azra
4) Hüsrev u Şirin
 


(XII) Taşlıcalı Yahya
1) Gencine-i Raz
2) Usulname
3) Şah u Geda
4) Yusuf u Züleyha
5) Gülşen-i Envâr


(XIII) Hayati
1) Mahzenül Esrar
2) Heft Peyker
3) Behram-ı Gur
4) İskendername
5) Leyla vü Mecnun


(XIV) Nergisi
1) Nihalistan
2) İksir-i Saadet
3) Meşakul Uşşak
4) Kanunür Reşad
5) Gazavat-ı Mesleme
6) Elvas-ful Kamil-i Fi Ahval'ul Veziril Adil

Not: Nergisi; mesnevileri mensur şekilde yazan tek mesnevicidir.

(XV) Nevizade Atayi
1) Sakiname
2) Nevhatül Ezhâr
3) Sohbetül Ebkâr
4) Heft Han
5) Hilyetül Efkâr 


(XVI) Bosnalı Sabit
1) Zafername
2) Ethem-i Huma
3) Derename
4) Berbername
5) Amrül Leys


(XVII) Subhizade Feyzi
1) Heft Seyyare
2) Mirat-ı Suretname
3) Safaname
4) Aşkname
5) Divan

Not: Subhizade Feyzi; Divan'ıyla birlikte 1 hamse sahibi diye geçmektedir. Divan edebiyatının son hamse yazarıdır.

Saf Şiir Anlayışı ve Saf Şiirin Özellikleri

Saf (Öz) Şiir Anlayışı

Paul Valery'nin şiirde dili her şeyin üstünde tutan görüşünden hareketle bazı şairlerimizde her türlü ideolojinin dışında kalarak sadece okuyucuda estetik haz uyandıran bu anlayış, temsilcilerini her türlü eğiliminin dışında tutup bağımsız kişilikler olarak şiir yazmaya yöneltmiştir. Türk edebiyatında öz şiir eğilimi Ahmet Haşim'in "Şiir Hakkında Bazı Mülahazalar" adlı Makalesiyle başlar.

Saf Şiirin Özellikleri
* Bu görüşü savunanlarda estetik tavır ön plandadır.
* "Sanat için sanat"anlayışı hakimdir.
* Öz şiir anlayışı savunan şairler, siyasi olaylardan uzak durmuş, sadece saf şiiri amaçlamışlardır.
* Şiir dili her şeyin üzerindedir.
* Şiir bir biçim sorunudur.
* Şairler iç ahengi yakalayabilmek için söz sanatlarında, ses benzerliklerinden redif ve kafiyeden yararlanmışlardır.
* Dilde saflaşma, sadeleşme görülür.
* Şiir soylu bir sanat olarak kabul edilir.
* En değerli şey dizedir.
* Şairlerin kemdine özgü imge düzenleri vardır.
* Sembolizmden etkilenmişlerdir.
* İşlenen temalar sıradan okurun anlayamayacağı niteliktedir.
* Güzel şiirin ancak çalışarak elde edileceği ve şiirin emek işi olduğu görüşü hakimdir.
* Saf şiir anlayışı benimseyen şairleri ikiye ayırabililiz:

A) Bireysel yazanlar
B) Yedi Meşaleciler


Saf Şiir Anlayışı ve Saf Şiirin temsilcileri
Saf Şiir Anlayışı ve Saf Şiirin Özellikleri
Saf Şiirin Bireysel Yazan Temsilcileri
1) Yahya Kemal Beyatlı
2) Ahmet Haşim
3) Cahit Sıtkı Tarancı
4) Ahmet Muhip Dıranas
5) Asaf Halet Çelebi
6) Necip Fazıl Kısakürek
7) Ahmet Hamdi Tanpınar
8) Özdemir Asaf
9) Behçet Necatigil
10) Fazıl Hüsnü Dağlarca


Yedi Meşaleciler
1) Ziya Osman Saba
2) Sabri Esat Ziyavuşgil
3) Yaşar Nabi Nayır
4) Muammer Lütfi Bahşi
5) Vasfi Mahir Kocatürk
6) Cevdet Kudret Solok
7) Kenan Hulusi Koray

29 Mayıs 2015 Cuma

Konstantiniyye Oteli Zülfü Livaneli Kitap Tanıtımı ve Özeti

Konstantiniyye Oteli Zülfü Livaneli Tanıtımı ve Özeti,  Konstantiniyye Oteli Zülfü Livaneli Tanıtımı, Konstantiniyye Oteli Zülfü Livaneli Özeti, Konstantiniyye Oteli Tanıtımı ve Özeti, Konstantiniyye Oteli Özeti, Konstantiniyye Oteli Tanıtımı
Zülfü Livaneli, yepyeni bir romanla okuyucusuyla buluşuyor:
Konstantiniyye Oteli.

Zülfü Livaneli, kitabında okuru sıra dışı yolculuğa çıkarıyor.

Kitap Doğan Kitap tarafından 22 Mayıs 2015 tarihinde yayımlandı. 

Kitap 480 sayfadan oluşuyor ve yayınevi tarafından tavsiye edilen fiyatı 33TL. Ancak kitap satan bazı sitelerde kitabın fyatı farklılıklar gösterebiliyor.

İşte kitabın bazı sitelerdeki fiyatları: 
Konstantiniyye Oteli Zülfü Livaneli Özeti
Konstantiniyye Oteli  Özeti
Kitapyurdu: 26,40TL.
Hepsiburada: 17,49TL.
Pandora: 24,42TL.
İdefix: 25,08TL.  (Kitabın sayfasına gitmek için site adına tıklayınız!)

24 Mayıs 2015 Pazar

Sözlü Dönem Türk Edebiyatı

Sözlü Dönem Türk Edebiyatı, sözlü edebiyat dönemi, sözlü türk edebiyatı dönemi, türk edebiyatının sözlü dönemi Henüz Türklerin yazıyı kullanmadıkları
dönemlerde üretmiş oldukları edebi eserlere sözlü edebiyat ürünleri denir. Bu dönem eserlerinde Şamanizm, Budizm, Maniheizm dinlerinin etkisi görülür ve sözlü dönem eserleri kulaktan kulağa sonraki nesillere aktarılmıştır. İslamiyet’ten önceki Türk edebiyatı M.Ö. 4000′li yıllarda başlar ve Türklerin İslamiyet’i kabul ettiği 11. yüzyıl ortalarına kadar devam eder.

İslamiyet öncesi dönem içerisindeki bu süreçte Göktürklere ait anıtların bulunduğu 6. yüzyıldan öncesi sözlü edebiyat olarak adlandırılmaktadır. Bütün milletlerde olduğu gibi Türklerde de sözlü edebiyat kaynağını dinden alır. Birçok sözlü edebiyat ürünü dini törenlerde üretilerek devam etmiştir. Şiir sözlü edebiyatın önemli bir parçasıdır.


Sözlü Edebiyatın Özellikleri

- Bu dönem ile ilgili bilgiler veren elimizdeki en eski kaynak Kaşgarlı Mahmut’un Divan-ı Lügati’t-Türk adlı eseridir.

- Bu dönem eserlerde hece ölçüsü ve dörtlükler kullanılmıştır.

- Genellikle yarım kafiye kullanılan eserlerde aşk, ölüm ve doğa konuları işlenmiştir.


Sözlü Dönemin Ürünleri

1. Sav : Günümüzdeki atasözlerinin ilk biçimleridir.

2. Sagu : Ölülerin ardından söylenen ağıtlardır.

3. Destan : Halkı derinden etkileyen olayların nazım şeklinde anlatılmasıdır.

4. Koşuk : Doğa, aşk ve kahramanlık konularının işlendiği kopuzla söylenen şiirlerdir.

Eski Türk Şiiri

Dörtlükler şeklinde yazılmış şiirlerde hecenin yedili, sekizli, on ikili biçimlerine çok rastlanmaktadır. Dil olarak çok sade bir Türkçe kullanılmıştır ve aşk, ayrılık, yiğitlik, kahramanlık, ölüm, cesaret ve at sevgisi gibi konular işlenmiştir. Bu dönem şairlerine kam, baksı, ozan gibi adlar verilmektedir.

Destan (Epope)

Destan bir milletin yaşamış olduğu ve millet üzerinde derin izler oluşturmuş olan savaş, göç, kıtlık vb. olayların anlatıldığı türdür. Eski Türk destanları dönemin özelliğine uygun olarak uzun şiirler şeklindedir.Epik şiir türünün örnekleri olan destanlarda olağanüstü olaylar ve kahramanlara rastlamak mümkündür. İlk çağlarda bilimin henüz gelişmemiş olduğu dönemlerde tüm olaylar Allah’ın hiddeti vb. şekillerde anlaşılmış ve anlatılmıştır. Anlatırken de herkes duyduklarına eklemeler ve süslemeler yaparak başkalarına aktarmıştır. Bu şekilde destanlar manzum özellikleri sayesinde sonraki kuşaklara aktarılmıştır.

Sözlü Edebiyat Dönemi Destanlarının Özellikleri


- Manzum olarak yazılmışlardır ve çok uzundurlar.

- Dil ve anlatım olarak milli özellik taşırlar.

- Savaş, deprem, yangın gibi toplum hayatında önemli yer tutan olaylar anlatılmıştır.

- Olağanüstü olaylar ve kahramanlar bulunmaktır.

Sav

Bir duygu ya da düşünceyi öğüt biçiminde anlatan ve az sözle çok şey ifade eden günümüzde atasözü adı verdiğimiz sözlerin İslamiyet’ten önceki Türk edebiyatındaki adına sav denir. “Tag taga kavuşmas, kiş kişike kavuşur.” sözü sözlü dönem atasözlerimizden biridir.

Sagu

Eski Türklerde ölen kişinin kahramanlıklarını, ölümünden duyulan üzüntüyü ifade eden ağıtlara verilen addır. En meşhurları Alp Er Tunga sagusudur.

Koşuk

Türklerde şölen adı verilen törenlerde söylenen aşk, kahramanlık vb. konularda söylenmiş şiirlere koşuk adı verilir. Sonraki dönemlerde koşma ve manilere kaynaklık etmişlerdir.

Düzenleme Kod Blogcum Tasarım : BloggerMotion

Yukarı Çık Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...